
Söylenecek her şeyi son dakikaya bırakıyorsun. Pusudaki bir çakal gibi.. Önce bir buse konduruyorsun alnıma. Sonra ben hoşça kal diye el sallıyorum. Arkanı döndüğünde sen de hoşça kal diyeceksin sanıyorum ki kaşlarını kaldırıp, sarhoşken bile söylemeye cesaret edemeyeceğin cümleleri söyleyip, kaçıp gidiyorsun.
Olduğum yerde öylece kalıveriyorum. Sen de bu halimi kendi haklılığına veriyorsun ya, çok ayıp. Hem de çok.
Not: Bazen aşk insanın kendini aşağılamasıymış. Senden öğrendim..
3 comments:
aramıza hoşgeldin. : )
Aynı adamı mı sevdik biz yaa? Yok artık :)
Benim dışımda ona aşık olan her kadın için üzülürüm. Yaşadıklarımdan ötürü:(
Post a Comment